“Çocukların kırmızı elmalar gibi güldüğü” bir dünya için!

İşçi Emekçi Kadın Komisyonları olarak tüm işçi ve emekçileri, “çocukların kırmızı elmalar gibi gülebildiği” bir dünya için mücadele etmeye çağırıyoruz.

“Bir kereden bir şey olmaz” zihniyetinin hüküm sürdüğü Türkiye’de çocuk istismarı yüzde 700 oranında artmış durumda.

Çocuk istismarı ile ilgili son bir ayda yaşananlara baktığımızda devlet ve kurumlarının tam olarak suçu ve suçluyu övme kararlılığını sürdürdüğünü görüyoruz. Çocuk istismarı görmezden geliniyor, çocuk gelinlik normalleştirilmeye çalışılıyor, taciz-tecavüz suçluları beraat ederek aklanıyor.

Çocuklar İçin Hep Birlikte Girişimi’nin 1-2 Aralık 2018’de gerçekleştirdiği Çocuğa Yönelik Cinsel İstismarla Mücadele Çalıştayı’nın 29 Mart’ta açıklanan sonuç bildirgesinde, toplumda çocuğa yönelik cinsel istismar olaylarında genel olarak failin alacağı ceza üzerinde durulduğu, ama bunun yetersiz olduğu belirtiliyordu. Bildirgede ayrıca cinsel istismar sonrası çocuğun mahremiyetine özen gösterilmediği, istismar konusunda eğitimin yetersizliği, okul yöneticilerinin istismarın üzerini örtmeye çalıştığı, var olan hukuk sisteminin ve yargının çocuk istismarı konusunda kötü durumda olduğu gibi gerçeklerin altı çiziliyordu.

Son bir ay içerisinde gerçekleşen ve en çok gündeme oturan çocuk istismarı olayı, Küçükçekmece-Kanarya’da 5 yaşındaki kız çocuğunun yaşadıkları oldu. Olay toplumun gündemine ailenin ve mahallede yaşayanların çabası sayesinde girdi. Aile ve mahalleli olayın duyulması, sorumluların cezalandırılması için kamuoyunu bilgilendirerek, yaygın eylemler yaparak geniş çaplı bir farkındalık yarattılar. Bunun sonucunda eylemler sadece Kanarya-Küçükçekmece sınırlarında kalmadı, birçok yere yayıldı. 1 Mayıs alanlarından “Çocuk susar sen susma!” şiarıyla çocuk istismarına karşı güçlü bir tepki yükseldi. Tüm bunların ardından sermaye devleti konu ile ilgili gizlilik kararı çıkardı.

Erdoğan-AKP yönetimindeki sermaye devleti olayları normalleştiren, unutturan bir dil kullanırken, yargısını da sorumluları kurtarmak için devreye sokuyor. Örneğin Mersin Tarsus’ta Kuran Kursu’na giden 12 yaşındaki kız çocuğunu istismar eden imam 35 yıl ceza almasına rağmen, hakim tutuklanmasını reddedebiliyor. Antalya’da 10 yaşındaki kız çocuğuna istismarda bulunan ve kamera kayıtları ile de tespit edilen apartman görevlisi mahkemede beraat ettiriliyor. Örnekler böyle sürüp gidiyor. Bunların daha da artmaması ve yaşanan olaylardaki sorumluların cezalandırılması için tüm işçi ve emekçileri örgütlü hareket etmesi gerekiyor.

Çocuk istismarının son bulmasının çözüm yolu toplumsal yozlaşmayı sağaltacak ve tüm toplumda köklü bir kültürel ve moral arınma yaratacak sosyal mücadeleden geçmektedir. İnsanlarda zihniyet devrimi yaratacak ve bunları kalıcı kılacak olan ise kurulu düzenin toplumsal devrim yoluyla alaşağı edilmesidir. İşçi Emekçi Kadın Komisyonları olarak tüm işçi ve emekçileri, “çocukların kırmızı elmalar gibi gülebildiği” bir dünya için mücadele etmeye çağırıyoruz.

İşçi-Emekçi Kadın Komisyonları