Evrim Erdoğdu yasak ve tecrit uygulamalarını anlattı

TKİP Dava Tutsağı Evrim Erdoğdu, gönderdiği mektupla, yaşadıkları yasak ve tecrit uygulamalarını anlattı.

Şakran Kadın Kapalı Hapishanesi’ndeki TKİP Dava Tutsağı Evrim Erdoğdu, 22 Mayıs’ta yazdığı ve elimize yeni ulaşan mektubunda yaşadıkları tecrit ve cezaları anlattı.

Erdoğdu, yayın yasakları sözde kalksa da ellerinde bulunan dergilere “güvenlik” gerekçesiyle el konulduğunu, radyoların zorla alındığını ve yasağın sürdüğünü anlattı. Tüm dostlarına selam gönderen Erdoğdu, tahliyesinin hukuksuz bir şekilde geciktirildiğini ve 22 Ocak 2020’de tahliye edileceğini belirtti.

Erdoğdu mektubuna şu ifadelerle başladı: “Öncelikle herkese kavganın sıcaklığı ile selamlar ve sevgiler...

Devrimci bahardan sınıf mücadelesinin kızıllaştığı günlere içinden geçtiğimiz tarihsel döneme uygun bir hızla geçmiş olduk. Sermaye iktidarının çok yönlü krizinin tüm şiddetinin hissedildiği zindan cephesindeki gelişmeleri takip ediyorsunuz. Buralar her zaman toplumsal mücadelenin biriktirdiği mücadele dinamiklerinin aynası oluyor. Tabi sermaye düzeninin geleneksel çizgisinin tüm hatları da burada tüm çıplaklığı ile gün yüzüne çıkıyor.”

Yayın yasakları sürdü, radyolara el konuldu

Mayıs ayının başında 3 aylık iletişim cezalarından birinin daha uygulandığını belirten Erdoğdu, Leyla Güven öncülüğünde başlatılan açlık grevi direnişlerine yönelik tecriti Şakran’da da yoğun şekilde hissettiklerini belirtti.

Özgürlükçü Demokrasi’nin açlık grevi haberleri nedeniyle merkezi olarak engellendiğini söyleyen Erdoğdu, “Bu süreçte Evrensel’i dahi almakta güçlük yaşayabiliyoruz. Kızıl Bayrak’ın da 13. ve 14. sayıları bu engele takılarak bana verilmemiş oldu” dedi.

Haftalık olarak kendisine gönderilen Kızıl Bayrak’ın her sayısının ortalama bir-bir buçuk ay sonra kendisine verildiğini belirten Erdoğdu, öte yandan radyolarına da el konulduğunu aktardı. “Burada rutinleşen radyo avı sürüyor. fm bantlı radyolara dahi kontrol gerekçesiyle el konuluyor. Türlü vesilelerle 7 aydır müzik dinlemem yasaklanmış desem abartmamış olurum” dedi.

Yayın yasağının kalkması sonucunda bekletilen yayınların kendisine 2 yıllık toplu şekilde verildiğini, ancak bu sefer de elinde tuttuğu dergilere “güvenlik” gerekçesiyle el konulduğunu belirtti.

Hücre arkadaşlarının da desteğiyle sağlık sorunlarının üstesinden gelmeye çalıştığını aktaran Erdoğdu, “Bu süreçte normal koşullarda tahliyeme hukuksuz bir şekilde engel olan kurumun benim isteğim dışında başlatmış olduğu sağlık nedeniyle ceza tehir işlemlerinin 4 yıllık yılan hikayesini 3. kez sonlandırdım. Belli periyotlarla bu gündeme gelip duruyor. Sonuçta hasta tutsaklar bu sağlık kurulu raporları ile ölüme terk edilmeye devam ediliyor” ifadelerini kullandı.