Küresel terörizm - ‘Vilayet-i Türkiye’ - Ergin Yıldızoğlu

IŞİD liderinin, tam da dünyada terörist saldırıların yeniden artmaya başladığı bir dönemde yayımlanan video mesajı Trump yönetiminin “IŞİD bitti” iddiasını kesin bir biçimde yalanlıyor. IŞİD liderinin bu video mesajında Türkiye’yi bir IŞİD vilayeti olarak tanımlaması da ayrıca üzerinde önemle durulması gereken bir gelişme.

Küresel çapta terör ve bir kısırdöngü

Küresel Terörizm Veri Tabanı”, 2010- 2014 arasında hızla artan terörist saldırılarının, saldırılarda ölenlerin sayısında 2014 yılından 2017 yılına kadar belirgin bir gerileme olduğunu gösteriyor. Ne yazık ki 2018 yılı için veriler KTVT’de yok. Ancak, çeşitli yayınlarda, birçok yorumcu bu yılın başında, “gerileme 2019 yılında da devam edecek mi” diye soruyorlardı. Ne yazık ki, bu yıl bir yeniden tırmanma eğiliminin şekillenmeye başladığını düşünmek olanaklı. 

Dahası bu kez, son bir yıl içinde beyaz üstünlüğünü savunan faşist militanların gerçekleştirdiği eylemlerde belirgin bir artış var. Geçen yıl ekim ayında ABD’nin Pittsburg eyaletinde bir sinagoga yönelik silahlı saldırıda 11 Musevi yaşamını yitirmişti. Yeni Zelanda’da Christchurch kasabasında Müslümanları hedef alan saldırıda 49 kişi yaşamını yitirdi, onlarcası yaralandı. Pazartesi günü California San Diego’da bir sinagoga yönelik silahlı saldırıda bir kişi öldü. BBC, ABD’de en son verilerin Yahudi düşmanı saldırılarda 2017’de yüzde 57 artış olduğunu aktarıyordu. CNN’nin aktardığı bir grafik son yıllarda nefret suçlarının sürekli artığını gösteriyordu. ABD’de resmi ideolojisi, beyaz üstünlüğü ideolojisini benimsemiş kişilerin silahlı saldırıları terörizm olarak tanımlanıyor. Bu kavram yalnızca İslamcı saldırganların eylemleri için kullanılıyor.

Ancak, Yeni Zelanda’daki saldırı ve saldırganın yayımladığı “manifesto”, ırkçılıkla, radikal dinciliğin örtüşmeye, “cihat” ya da daha uygun bir kavram kullanırsak bir tür “haçlı seferi” ruhunun şekillenmeye başladığını düşündürüyor. Dahası, Sri Lanka’da gerçekleşen İslamcı terörist eylemin gösterdiği gibi, günümüzde, dinci (Hıristiyan, Müslüman, Budist) terör eylemlerinin birbirini besleyen bir kısır döngü yaratmaya başladığı görülüyor. Al Bağdadi’nin videosunda “Cihat kıyamete kadar sürecek” sözleri, bu “kısırdöngünün” daha uzun süre, belki de güçlenerek gündemde kalacağını da düşündürüyor.

Ama biz unutmadık

O video mesajında, IŞİD söyleminde, “Türkiye Vilayeti” ifadesinin ilk kez dile getirilmiş olması bizim açımızdan daha acil bir soruna işaret ediyor. Uzmanlara göre IŞİD “vilayet” kavramını, bir üssü, örgütlenmesi olan, faaliyet alanı olarak tanımladığı bölgeler için kullanıyor. Böylece Bağdadi, önümüzdeki dönemde, IŞİD’in faaliyetlerinin Türkiye’de yoğunlaştırmayı planladığını da açıklamış oluyor. 

On yedi yıllık yönetimleri sırasında, cehaleti yücelten, bir talan düzeni inşa eden toplumsal mühendislik projelerinin, Davutoğlu’nun kanlı bir fiyaskoya dönüşen Suriye politikasının bir sonucu olarak ülkeyi, ekonomik ve toplumsal bir kırılma noktasına taşımış siyasal İslam’ın yazarları, Bağdadi’nin açıklamasının yine “yabancı güçlerin Türkiye’ye, daha doğrusu onların rejimine karşı” bir komplosu olarak görülmesini istiyorlar. 

Belli ki bu tipler, Suriye iç savaşının en yoğun, IŞİD’in en etkin olduğu dönemde, Türkiye topraklarının, “öfkeli gençlere” hizmet veren bir cihatçı militan taşıma hattına dönüştüğünü, birçok Müslüman gencin Avrupa’dan gelip, IŞİD’e katılmaya Türkiye üzerinden gittiğini, dinci güruhların yürüyüşlerinde IŞİD bayraklarının açıkça sergilendiğini, serbestçe faaliyet gösteren IŞİD dükkânlarını şimdi unutturmaya çalışıyorlar. 

Ancak, yarın bu ülkede, bu derin ekonomik kriz ortamında, bir de IŞİD bir takım eylemler gerçekleştirirse, bu eylemlere uygun maddi ve psikolojik zemini, her seçimde ülkeyi, AKP’ci Müslümanlar ve “laikçi ötekiler” olarak bölen, muhalefet partisine yönelik linç girişimini adeta meşrulaştıran, saldırgandan kahraman yaratan aklın ve nefretin, hazırlamış olduğunu biz unutmayacağız.

Cumhuriyet / 02.05.19